Foto Galeri / Yorum
2018-06-21 05:20:26

Ülkeyi bir tür "Saadet Zinciri" değil, 

Olağan siyasi partiler yönetsin istiyoruz.

Buna göre bir Cumhurbaşkanı istiyoruz.

Yazar: Editor
2018-06-18 11:04:55

2018 rusya dünya kupası ile ilgili görsel sonucu

 

Biraz gündem dışına çıkalım ve Rusyada düzenlenen dünya kupasını konuşalım.
Sanırım herkes aynı fikirdedir turnuvanın ilk günlerinin kalitesiz ve zevksiz geçtiği konusunda. Bunun en büyük sebebi kıta kontenjanlarının adil olmaması.

Adı üzerinde Dünya Kupası...

Her kıtadan temsilciler olacak mutlaka ancak Şilinin bile katılamadığı turnuvaya, herhangi bir Güney Amerika takımının farklı galibiyet alacağı; Suudi Arabistan, İran ve Panamanın yer alması turnuvadaki kaliteyi sorgulatıyor.

Asya kıtasında en başarılı olan takım elde ettiği dördüncülük ile Güney Kore.

Bunun haricinde Japonya en fazla ikinci tura kadar yükselebiliyor zaman zaman.

En büyük başarıları bu.

Orta-Kuzey Amerika için de durum aynı.

ABD veya Meksika iyi bir jenerasyon yakalarsa bazı takımların canını yakabiliyor bazen.

Fakat o kıtadan gelen üçüncü takımın ve Play-Off ile katılabilme şansı olan dördüncü takımın herhangi bir başarı yakalaması pek mümkün görünmüyor.

Çeşitlilik istiyor olabilir FIFA.

Ancak Honduras, Suudi Arabistan ve Trinidad Tobago gibi vasat takımların turnuvaya katılıp formalite maçları yapmasına olanak sağlamak haricinde hiçbir işe yaramıyor mevcut sistem.

Vasat takımları barındıran kıtaların kontenjanı düşürülüp Güney Amerikaya verilmeli.

İnsanlar da bu heyecanı daha az sıkılarak takip eder böylece. 

 

Gelelim turnuvadaki en sempatik takımlardan İzlandaya.

 Ä°lgili resim

Sigurdsson ve Finnbogasonu kadrodan çıkarsanız diğer oyuncuların kalitesi en fazla İngiltere Championship seviyesinde.

Ancak öyle bir ruh ile sahada yer alıyor ki bu ekip hayran olmamak elde değil.

Ülkedeki belki de tek heyecan bu ve futbolcular beklentilerin de üzerinde mücadele etmeye devam ediyor.

Mevcut oyuncu kalitesine rağmen dünya klasındaki Arjantinli hücum oyuncularına alan vermediler.

Doksan dakika boyunca kalelerini müthiş savundular.

Kontra atağa da çok iyi çıktıklarını önceki maçlarda fazlaca göstermişlerdi fakat Arjantin karşısında bir tek bu konuda eksik kaldılar.

Her ne kadar eleştirilseler de benim gözümde hala şampiyonluk adaylarından biridir Arjantin.

Bunun yanında son yıllarda yükselişte olan Hırvatistan ile de aynı gruba düşmeleri biraz talihsizlik olarak değerlendirilebilir İzlanda adına.

Ancak Messi, Agüero, Di Maria,  Higuain gibi isimleri durdurabilen ekip aynı disiplin ile sahada olursa Hırvatistan ve Nijerya maçlarında neden 4 puan çıkarmasın ve yoluna devam etmesin?

Evet, belki turnuvayı kazanamayacaklar.

Belki çeyrek finali bile göremeyecekler.

Ancak hem meşhur balina çağırma tezahüratları hem futbolcuların sahada her şeylerini verip muazzam bir disiplin ile sahada yer almaları hem de tarihinin en iyi jenerasyonunu yakalamış bu renkli ülkenin başarılı olması şahsım adına turnuvadaki en büyük temennim.

Kısıtlı nüfusu ile birçok ülkenin başaramadığını başaran ve herkesin beğenisini kazanan bu ülkenin takımını dileriz futbol sahnesinde daha uzun süre görürüz.

Halit Gürer

Yazar: Editor
2018-06-16 05:13:31

Cumhurbaşkanı adayı açıklanmadan önce Muharrem İnceye karşı tereddütlerimiz vardı.

  • Muktedirin karşısına 
  • en güçlü şekilde çıkacak isim, 
  • en kapsayıcı bir isim olmalıydı 
  • ve solculuğu hafife alan bir tavrı olmamalıydı.
  • Yani sınıf meselesinin üzerine gitmek 
  • politik bir süs olmamalıydı.

Bu konudaki tereddütlerimiz gündemdeki hiçbir siyasetçi için hiçbir zaman tam olarak gitmez.

  • Çünkü ülkenin sosyal, 
  • siyasal, 
  • ekonomik 
  • ve hatta entelektüel düzeyi 
  • hayalimizdeki cumhurbaşkanı adayını 
  • mümkün kılmıyor.

Ve fakat;

Takip ettiğimiz Muharrem İnce,

Akp adayının karşısına çıkabilecek ve ülkeyi yepyeni bir yönetimle tanıştırabilecek çok güçlü bir siyasetçiymiş.

Bilmiyorduk, öğrendik.

Durum böyleyken,

Cumhurbaşkanlığı oyumuzu

Tereddüt etmeden

Muharrem İnce için kullanacağız.

Yazar: Editor
2018-06-12 09:20:57
  1. Süper Lig seviyesinde bir teknik direktör ile anlaşmak olumlu anlamda herkesi şaşırttı.
  2. Bakmayın Cihat Arslanın geçen sezon Karşıyakayı çalıştırıp başarısız olduğuna.
  3. Camianın saha dışında o kadar çok problemi vardı ki hiçbir hoca oradan başarı ile çıkamazdı.
  4. Ayrıca politik sebepler olmasa Cihat Arslan hala Süper Ligde bir takım yönetiyor olabilirdi.
  5. Alt liglere düşüşünün işini kötü yapması ile alakası yok yani... 
  6. Yeni transfer Hakan Barış ise orta sahada mücadele gücü yüksek ve sert oynamayı seven bir isim.
  7. Ancak geçen sezonu boş geçirmiş bir oyuncu...
  8. Bir klasik Adanaspor transferi diyebiliriz buna.
  9. İki üç sezon önceki performansa göre transfer yapmak... 
  10. Geçen sezonu kötü geçiren Kenan Karışık ile de anlaşan Adanaspor orta sahaya daha dirençli ve daha hazır isimler takviye etmeli.
  11. Yıllar sonra ilk kez iyi bir teknik direktör ile çalışılacak.
  12. Bunun devamı iyi futbolcular ile gelmeli.
  13. Aksi takdirde sonuç yine hüsran olur.

Halit Gürer

Yazar: Editor
2018-06-10 08:57:35

Cihat Arslan Teknik Direktör oldu.

Bakın bu iyi bir haber işte.

Düşüşte bir isim olabilir son zamanlarda.

Ama bu onun iyi bir teknik direktör olduğu gerçeğini değiştirmez.

Şimdi bunun devamını iyi futbolcu takviyeleriyle bekliyoruz.

Yepyeni,

barış içinde geçen,

dayanışmanın yine kurulduğu,

Taraftarın ve  

Turbeylerin tribünlere döndüğü bir sezon olmasını umuyoruz.

Yapıcı her adımın yanında olacağız. 

Yazar: Editor
2018-06-06 05:26:27

9 Temmuz 2012 tarihli bir yazıyı şuraya tekrar alalım. Transfer konusunda bir gram yol gidemediğimizi bir daha görelim.

 _________________

Bizim Transfer İşimiz Hep Yılan Hikâyesi

Affınıza sığınarak yazacağım.

  • Burada, Adanaspor konusunda ne kadar pozitif fikirlere sahip olunduğunu bilirsiniz az çok. 
  • Yani bir noktada eleştiri yapana kadar kırk kere düşünülür, zarar vermeden, incitmeden, en uygun dille anlatılır.

Başkan elbette bir fedakârlıkla yapıyor işini. Bilinen bir gerçeği bir daha yazmaya gerek yok. Zaten bir eleştirmişsek on kez övmüşüzdür.

  • Fakat şu transfer dönemleri 
  • son beş yılda olduğu kadar sıkıcı, 
  • tatsız tuzsuz, 
  • boş, 
  • bomboş, 
  • heyecansız, 
  • yetersiz geçmemiştir bizim için. 
  • Veya benim için… 
  • Of ulan!

Levent Hoca’nın geçen seneki yanlış transfer politikası ortada! Bunu sanırım kendileri de itiraf etmişti. Güvenilen dağlara kar yağması filan.

Görünen o ki aynı şarkıyı bu sene de dinleyeceğiz.

Hey hat!

Takımın geçen sezon final oynamış olmasına aldanıp süper bir kadromuz olduğu düşünülmesin. Üstelik bu kadro ligi 6. bitirmiş bir kadrodur, o kadar! Daha fazla abartmamalı.

  • Şunu da unutmayalım; 
  • ligi finalle bitirip kazanamayanlar sonraki sezonda dibe vuruyor 
  • ve küme düşmemeye oynuyor. 
  • Bakınız önceki sezon biz, 
  • bakınız geçen sezon Gaziantep BB. 
  • Adamlar son maçta kümde kaldı 
  • Oysa Orduspor ile onlar da final oynamıştı.

Üstelik bu sezon rakipler itibariyle daha zorlu geçecek gibi görünüyor. Görünmesine de gerek yok, şu 1.Lig kendi halinde çok zor bil lig. Hiçbir sonuç çantada keklik değildir!

  • Levent Hoca 4 transferden bahsediyor. 
  • Çok çok iyi transferler değilse onlar, 
  • inanın bu sezon da hüsran olur. 
  • Benzer sözleri geçen sezonun başında da yazmıştık, 
  • tabi derdimizi anlatamamıştık. 
  • Devre arası anca toparlanabildik. 
  • Biliyorsunuz.

Bu takımın en en az 6 futbolcuya ihtiyacı var hedef hakkaten şampiyonluk ise.

  • Lafı uzatmadan, isim vermeden, nokta atışı yapmadan ihtiyaç yerlerini sezdireyim şöylece: 
  • Kaleye ihtiyaç var, 
  • defansa var, 
  • orta sahaya çokça ihtiyaç var, 
  • forvette de gol atacak isim konusunda ciddi bir ihtiyaç var. 
  • Yedek kulübesi ihtiyacı yeni futbolcuların gelmesiyle eldekilerle karşılanır evet, 
  • ama onun dışında bu takımın sağlam ama çok sağlam en az 6 transfere ihtiyacı var. 
  • Oysa zaman yine geçiyor.

Taraftar, 27 Mayıs Ankara çıkartmasında üzerine düşeni fazlasıyla yapmıştır.

Bakın, 8 Temmuz Taş Köprü kutlamasında da şehre ve şehir dışına damgasını vurmuştur. Yani taraftar üzerine düşeni zaten gereğince yapıyor.

Sıra Başkandadır. Buna bir karşılık vermesi icap eder.

  • Çok bekliyoruz her sene, 
  • hala bekliyoruz, hep bekliyoruz. 
  • Ben bu transfer politikasından hakkaten çok ama çok sıkıldım. Yani benim gibi sabırlı bir adamın bile sabrı dama diyorsa…

Evet dostlar. Bence bu transfer politikamız artık demode olmuştur. Kadroya güvenip de sınırlı bir transferle dönemi kapatmak yine hüsranların kapısını aralayacaktır. 

  • Şahsen umudumu yitiriyor 
  • ve heyecanımı kaybediyorum. 
  • Beni motive eden şu Taş Köprü şenliği oldu, 
  • değilse inanın artık futbol bile konuşmak istemiyorum şu transfer dönemi hüsranları yüzünden. 
  • Örneğin şu saat olmuş, bizim transfer haberimiz “Adanaspor Koray ile yeniden anlaştı.” filan. 
  • Yine kocaman bir OOOFFF!

Tatmin edici transferler olmazsa, kadro heyecan vermezse, ben kendi kendime heyecan takviyesinde bulunamayacağım bu sezon.

_______________________

“Ve biz kaybolurken bir Temmuz akşamının turuncu karanlığında, yeni buluşmanın meydanlara sığmayacağı sözünü verdik...”

Kerem bile Aslı için böyle yanmadı.

Taş Köprü, Adanaspor aşkıyla yanarken.

57 Fotoğraf için TIKLAYINIZ.

Yazar: Editor
2018-06-05 05:37:05

Not Düşelim Şuraya

Kulüp, BA tarihinin en zor sezonuna giriyor maddi anlamda.

Yabancılar elde patladı. Zaten o paçozluk abidelerinin kendilerine birer takım bulması mucizeydi.

Bu vaka, sezonu savunmada geçirmemize neden olacak.

Transfer yapmayacaklar yine.

Yani ligin klasına uygun transfer yapmayacaklar yine.

Bizi kahredecekler yine.

En zayıf bir antrenörle sezona başlanacak yine.

Kümede kalmayı başarı sayacağız yine.

Of!

Şu çapsızlığın bizi ittiği duygu mevzisine bakın.

Kümede kalmaya razı hale gelen bir hissiyat.

Vah Adanasporum. 

Yazar: Editor
2018-06-04 15:20:53

Kendime Notlar

Şu an bunları yapabiliyorum diye yazmıyorum.

De ki öylesine yazıyorum. 

Genel olarak beğenmediğim, isyan ettiğim şikâyetçi olduğum her konuya iki ana başlıkta bakmam ve sonrasında çözüme yönelik hareket etmem gerekiyor bence.

Birincisi, değiştiremeyeceğim konuları şimdilik rafa kaldırmalıyım. Hım!

Çünkü o konularda yaptıklarımın yapmak istediklerimle bir ilgisi olmayabilir. Netice itibarıyla yani… Evet!

Galiba değiştirebileceğim zamanın gelmesini beklemek önemli olan.

Ama o lanetli zaman hiç gelmeyebilir de. Of!

İkincisi ise, değiştirebileceğim şeyleri saptamak.

Neyi daha iyi yapabilirim?

 Ve bu yapabildiğim şey nasıl bir katkı sağlar?  

Sağlar mı?

Değiştirilemeyecek problemlerle uğraşmak zaman kaybından başka bir şey değil.

Vakit,  değiştirilebilecek olanı değiştirme vakti, demişti Marlon.

Marlon, sade bir roman kahramanı. 

Ahmet Gültekin

Yazar: Editor
2018-06-01 12:50:28

Mühürlenmiştir Zaman

(Bir Tekrar Yazısıdır.)

O günlere dair yüzlerce analiz yapıldı ki hepsi de birbirinden çarpıcı, hakiki, nesnel… Buraya bir yenisini ekleyebiliriz. Ama farklı şeyler söyleyeceğimizi sanmıyoruz. Bir dönem tüm unsurlarıyla deşifre edilmiştir; bu bile tek başına paha biçilemez bir şeydir.

Bu yazıda başka bir şey deneyeceğiz.

 

Herkes görmüştür bu fotoğrafı, en marjinal direnişçiler dendi, Maskeli Beşler dendi, ne güzel şeyler dendi. Hayatımızda gördüğümüz en güzel fotoğraf diyoruz. 

Direnişi, alışılageldiği gibi kökü dışarıda göstermeye çalışanlar bu fotoğrafa beş dakika baksınlar, bırakın duruma vakıf olmayı kişisel gelişimlerini bile tamamlarlar, öyle üfürükten kitaplar okumaya da gerek kalmaz.

Halkın hangi noktaya geldiğini şu sanat eseri fotoğrafa birazcık bakıp analiz edemiyorlarsa da onlar için yapacak bir şeyimiz yok. Bir dakika saygı duruşu…

Bize göre, bu fotoğrafın asıl gücü içinde doğal olarak barındırdığı masum yakınlaşmadan geliyor; en sıradan insanların içinde yatan kaplandan geliyor, en samimi memleket sevgisinden geliyor; ihalelerden, medya, inşaat vs patronluğundan değil.

Ama komplocular, lobiciler, kökü dışarıdacılar, marjinalciler için bir küçük bir analiz yapalım izninizle, mutlu olsun fukaralar.

Açıklıyoruz,

iyi okuna:

  • Duvarın dibinde gördüğünüz kişi en marjinal terör örgütlerinin soğuk savaş dönemi liderlerinden biridir. (Şimdi dönüp de fotoğrafa tekrar bakabilirsiniz.)

Yıllardır sinsice pusuda yatmış ve böyle bir fırsatı kollamıştır. Zaman ve zemin müsait olunca da yeraltından çıkıp o hain planlarını uygulamaya geçirmiştir. Hem anarşist ama hem de komünist bir sosyalistin : ) önde gidenidir ki zaten en önde duruyor. En çok ondan korkulmalı. Beyaz adam bilir, Kızılderili reis bertaraf edilirse kabile direncini kaybeder. İşte o bir eli su şişeli, diğer elinde tanımlanamayan bir cisim (atom bombası olabilir) ve başlatacağı nükleer saldırıda tabi ki korunmak için gaz maskeli adam var ya… Dostlar, şu satırları yazarken tüylerim diken diken oldu. Düştüğüm dehşetten ürperdim bre! Evet, önce onun direnci kırılmalı, çünkü mendebur örgütçülüğüyle bir imparatorluğu sona erdirebilir.

  • Hemen arkasındaki kapüşonlu sakallı ise bildiğiniz bir bölücüdür. 

Ulusal birliğe zarar vermek için tekilden ve tebdili kıyafet gelmiş. İşler kızışınca üstündeki hırka yükselen Dolara dönüşecek ve memleket elden gidecek.

  • Ortadaki o eli bayraklı yok mu o eli bayraklı! Siz onu Türk bayrağı zannediyorsunuz ama değil.

Faiz Lobisinin bayrağı o. Adamın kendisi de en ileri müreffeh demokrasileri yıkıp kendi düzenlerini kurmaya çalışan Faiz Lobisinin bir numaralı ajanı. Bakmayın yaşlı ve ürkek göründüğüne, bunlar fena kılık değiştirir. Zannediyorsunuz ki o bayrağı olası bir TOMA tazyiki veya gaz saldırısı korkusuyla siper ediyor. Nişan alıyor bre! Oradan tek hamleyle yükselen ekonomiyi yerle bir edecek. (Bu arada hep iyi giden, yükselen, önü açılan, saçılan ekonomiden bahsediliyor ya, rica ediyorum, tanıdıklarımdan bir kişi şu dönemde işleri iyi giden ve makul hayatlardan süren bir ahbabım falan bana bir ses versin ki bir umutla göneneyim. Söz, borç filan istemeyeceğim.) Evet, ifşa ediyorum, Faiz Lobisinin adamı o zattır. Elindeki de bayrak değil bir hokus pokus ile dönüştürüp manipüle edeceği hisse senetleridir. Elinde bayrakla kimseleri kandıramaz.

  • Tam arkasındaki gözlüklü ve maskeli şahıs ise on yıllardır muhterem sağcı edebiyatın ifşa etmeye çalıştığı ama bir türlü bulamadığı dış mihrakın ta kendisidir.

Bakınsanıza hem garip bir gözlüğe bürünmüş hem da güya gaz maskesi takmış. Yemezler! Hem siyaset stratejisi analizi itibariyle durduğu yere bakar mısınız? Evet evet! İpleri elinde olan kuklacı dış mihrak işte o! En marjinal sol örgütleri en önde gördüğünüz liderleriyle yöneten o; bölücü hareketleri nifaklara sevk eden o; Faiz ve Dolar lobisi zaten kankasıdır ki ikiletmez lafını.

  • En arkadaki, amca görünümlü tehlikeyi henüz araştırıyorum;

CHP’nin haklı galeyana getirmek için alana sürdüğü adamı olabilir (yahu, CHP’nin böyle bir çapı olsaydı ülkeyi zaten onlar yönetirdi şimdiki muktedire benzer bir şekilde).  

  • Durun be, durun; yılların teröristlik tecrübesi ile her bir çapulculuğu planlayıp uygulamaya sokan bir gizemli teorisyen olabilir. 
  • En fenası, polisi tahrik edip bu manada su sıktırmaya, gaz fırlattırma çalışan bir tahrikçi de olabilir. 
  • Direnişin kasası olabilir. 
  • Hımm, elindeki de pek ala bir deste paranın ta kendisi olabilir, hem o gözlüğe bakar mısınız kendini gizlemeye çalışan ve yükselen itibarımıza yalan haberleriyle zarar vermeye çalışan yabancı basın temsilcisi olabilir. 
  • Düşündüm de seçim barajını düşürüp hatta kaldırıp böylece keyfi yerinde iktidarın tekerine çomak sokmaya çalışan bir bedbaht olabilir. 
  • Karamba karambita! 
  • Bizim Çiko’nun halk içindeki tecessümü olabilir de olabilir yahu! Ona da dikkat etmeli.

Hatta ona en çok dikkat etmeli.

Zira halkın “Tamam ulan” diyen sesinin en baba hali de olabilir.

İşte bu ihtimal, yeni bir devrin sonunu da müjdeliyor olabilir.

Yazar: Editor
2018-06-01 06:49:38

Survivor değildi

Hazirandı.

#gezi5yaşında 

Yazar: Editor