Foto Galeri / Yorum
2018-04-20 19:32:42

FB-BJK olaylı derbisine dair İstanbul Anadolu Cumhuriyet Savcılığının belirttiği “O Örgütsel Yapı“ Adanada da Var.

Bunun son örneği Adanaspor Boluspor maçında taraftara saldıran o çetede bariz bir şekilde görülmüştür.

Aşağıdaki alıntıyı okuyunuz.

“İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanan olaylı derbiye ilişkin ikinci kez yazılı açıklama yaptı.

Açıklamada,

"Tribünde bulunan belirli grupların bahse konu olayları gerçekleştirmek üzere örgütsel bir yapı bünyesinde önceden organize edilip futbol camiasını ve spor faaliyetlerini hedef alarak suç işlediği yönünde oluşan şüphe doğrultusunda soruşturmanın genişletildiği"

 ifadelerine yer verildi.”

Bu manada Adanada bir gelişme olacak mı acaba?

Söz konusu saldırı kayıtları stat yetkililerinde durmaktadır.

Yazar: Editor
2018-04-17 09:56:43

Güney Üst Kapalı Tribünde bir tür çete var.

Ev sahibi yedek kulübesinin hemen arkasında.

Bu grup, takım hocasını olası küfürlere karşı tribünde savunma(!) amacıyla oluşturulmuş, anlaşılan budur.

Elbette hocamızdan bağımsız ve en nihayetinde ona da zarar veren bir oluşum bu.

Buradaki tüm eleştirilerden hocamızı ayrı tutuyoruz. Yanlış anlaşılmasın. Sorunun onun şahsi iradesiyle bir ilgisi yok.

Mesele, aslında ne yaptığının neye kalkıştığının bilince olmayan bir zihniyettir.

Ne ki meydanı boş bulan bu bir tür çete, geçen her gün sayılarını artırıyor. Zannedersiniz ki kovboy filmi… Önce iki üç kişiydi şimdi yirmi beş civarında filan bir sayı olmuşlar.

Önce şu konuda anlaşalım. Kimsenin kimseye hiçbir koşulda sövmeye hakkı yok! Bu kadar net!

Fakat kimselerin de tribünde bir çete kurarak kendini polisin ve adaletin yerine koymaya hakkı yok.

Bu, çok ciddi bir sorundur.

Yetkililer bu sorunun üzerine gitmek zorundadır.

Balıkesir maçında benzer sahneler yaşanmıştır.

Kitle, önceki sezonlarda da benzer eylemlerde bulunmuşlardı. Tanık olduk. Anlık diye önemsemedik ama değilmiş işte. Hoca, takımın başına her geldiğinde bu grup o kapalı tribünde türeyiveriyor.

En son şu Bolu maçında daha kalabalıklaşan şahıslar bir güruh olmanın verdiği cesaretle de küfrettiğini iddia ettikleri taraftara önce posta koyup bundan istedikleri sonucu alamayınca bir kişinin üzerine kalabalık bir şekilde saldırmışlardır.

Kayıtlar duruyordur emniyetin elinde.

Neyse ki saldırganların gücü o kişiye yetmemiştir. Peki, yetse ne olacaktı? Onu linç mi edeceklerdi tribünde, birini küfürden korumak için bir başkasına ciddi zararlar mı vereceklerdi?

Oraya taammüden gelen bu bir tür çetenin görüntüleri emniyetin elindedir.

Küfredenler de ortaya çıkarılsın saldırganlar da…

Yoksa biz onca Passo Kart eziyetine neden maruz kalıyoruz?

O kadar polis, özel güvenlik bir maçta neden var?

Onca kamera kaydı neden tutulur?

Bu bir kamu davasıdır artık. Şahısların şikâyetçi olup olmamasının üzerinde bir olaydır.

Mesele kişileri aşmıştır şimdi.

Bu vaka yok sayılmasın.

Bir Tür Çete, tribünde linç girişiminde bulunmuştur.

Bir kişinin üzerine onlarca kişi saldırmak hangi tür vicdanın temsilidir?

Sonuç bir facia olmamıştır evet ama her suçun cezası için bir facia beklenmemelidir.

Onun dışında merak ediyoruz, takıma ve tribüne dair her şeyin esas sorumlusu olan kulüp başkanı acaba şimdi ne yapacak?

Tabi ki yine hiçbir şey yapmayacak.

Yazar: Editor
2018-04-15 19:01:40

Muktedirin buyurduğu olacak diye bir kural yok.

Biz galiba bunu unutur olmuştuk.

Ama son oynanan Galatasaray BaşakCity maçı bir başka şeyi hatırlattı.

Mukavemet göstermeyi...

yani saha dışında mukavemet göstermeyi...

Neredeyse bütün futbol alemi

veya büyük bir çoğunluğu

bu maçta Galatasarayın kazanmasını istedi.

Sebebi de malum muktedir söyleminin

Başakcity üzerinden futbola gölge düşürmesiydi.

Memleketin futbol alemi bir android takımdan büyüktür, 

Memleketin kendisi de

bir partiden ve başkanından çok daha büyüktür.

Not:

Örneğin bir Aydın Doğan küçüklüğü kendini bağlar...

Ülkenin büyüklüğüne halel getirmez.

Yazar: Editor
2018-04-14 08:27:29

Ne yaptığını bilen emperyal güçlerin eylemlerine ne yaptığını bilmeyenlerin verdiği destekler bu bölgedeki buhranı tabi ki azaltmıyor.

Belki kendilerinin tahayyül ettikleri kadar çoğaltmıyor da.

Hakikatte etkisiz eleman sendromu yaşayanlar olabilir çevrede.

Saldırgana da düşük nicelikli bir saldırma cesareti veriyor olabilir.

Yani bakın o da destekliyor bizi, gibisinden bir cümle parçası…

o kadar.

Bu yerel destekçi tavırlar da muhtemelen hala iç siyaset malzemesi olarak kullanılıyor. Yerse…

Sorunların eksik olmadığı bölgede malum sorunların temel kaynağı çok uzun zamandır aynı isimler. Fransa, İngiltere ve ABD.

Ve mazileri ve bugünleri sömürgecilikten başka pek bir şey kaydetmeyen bu unsurlar hayali bahanelerle bile bir ülkeye saldırabiliyorlar hem de nereden nereye…

Aslında kendi hesapları için her ülkeye yani gözlerine kestirdikleri her ülkeye saldırabilecek kadar emperyalist bir acımasızlıkla oluşturmuşlar tüm varlıklarını.

Tanığımız tarihtir.

Afrikanın en uzak köylerinden Asyanın daha ücra yerlerine kadar düşününce, o sömürgeciliğin “nerden nereye”sinin tabi ki olmadığı zaten anlaşılır.

Belki görülmesi gereken saldırıların temel niyetidir.

Lafın özü;

saldırgan emperyalist devletlerin iddia ettiklerine inanmak zorunda değiliz ve onların bu coğrafyadaki kabadayılıklarını destekleme zaafında hiç değiliz.

Oysa bölgenin sorunlarını yine bölgenin devletleri, halkları pek ala çözebilir.

Devletler niye var yoksa?

Peki, çözebilirler mi?

Çözmeleri temennimizdir, hepimizin huzuru için…

Cahit Uzungece

Yazar: Editor
2018-04-11 21:35:40

*Adanaspor (40) : Son üç haftada alınan yedi puanla artık tamamen rahatladık. Şu an tam baraj puanına sahibiz. Alt sıralardaki rakiplerin hem kendi arasındaki maçlarının olması hem de altımızda beş takımın yer almasından dolayı son dört maçta 0 çeksek bile düşeceğimize ihtimal dahi vermiyorum.

*Giresunspor (38): Bu sene inişli çıkışlı grafik gösteren Giresunspor, maalesef Türkiye Kupasının yorgunluğunu yaşadı. Balıkesir ile içeride oynadıktan sonra çok zorlu Rize deplasmanına gidecekler ve sonra da iç sahada Samsun maçı... Bu üç maç da üç ihtimalli maçlar olarak göze çarpıyor. Ama son hafta  oynayacakları Antep deplasmanı onları kurtaracaktır. Dolayısıyla Giresunun da düşme ihtimali bence yok denecek kadar az.

*Adana Demirspor (37): Kalan dört maçta Demirspora üç veya dört puan yetecektir. Elazığ deplasmanından puan ya da puanlar alabilirler. Ben bu ihtimali oldukça yüksek görüyorum. İki hafta da üst üste iç sahada olacaklar. (Erzurum ve Altınordu ) Dolayısıyla son maça bırakmadan ( ki Ankaragücü son maçını kazanacaktır ) bence Demirspor ligde kalmayı garantileyecektir. Kısacası düşme ihtimali yine çok az.

*Samsunspor (34): Antep deplasmanında resmen intihar eden takım, daha sonra da o yenilginin telafisini yapamadı. Taraftar yoğun desteğini vermeye devam ediyor ancak hala gerekli puanlar alınabilmiş değil. Açıkçası Eskişehir deplasmanı ve iç sahada oynanacak olan Denizli maçı Samsunun kaderini çizecek. Çünkü ardından oynanacak olan Giresunspor maçı da eğer Giresun rahatlamış olmazsa o maç da Samsun açısından sıkıntılı geçebilir. Çünkü Giresun her ne kadar son hafta Antep ile oynayacak olsa da o maça işi bırakmadan rahatlamak isteyecektir. Fikstür oldukça zorlu duruyor. Bence düşmenin ilk adayı Samsunspor.

*Denizlispor (33): Son dört iç saha maçından üç galibiyet çıkartmış bir takım bu hafta Rize gibi zorlu bir takımı konuk edecek. Rizenin formda olması, Denizlinin de iç sahada çok iyi olması maçın zorluk derecesini bir kat daha arttırmış durumda. Rize maçından sonra Samsun deplasmanı yine tamamen ortada bir maç olacak. Ama ardından oynanacak olan Antep maçında Denizli üç puanı alacaktır. Yine bir büyük avantaj ise son hafta Bolu maçı. Büyük ihtimalle Bolu, Play Offu garantileyeceği için o maç da Denizli herhangi bir kayıp yaşamaz. Bolu tabiki gelin alın puanları demeyecek ama illa ki akıllar başka yerde olacak. Çünkü Boluda yılların verdiği Süper Lig özlemi var. Dolayısıyla Denizli bence Samsun ve Eskişehire göre daha rahat ve düşmesini beklemiyorum.

*Eskişehirspor (31): Düşme potasındasın ama son beş maçta beş yenilgi. Açıkçası bu kadar formsuz bir ekibin başına gelerek kendi prestiji açısından Yılmaz Vural büyük bir risk almış durumda. Bu hafta Samsun ile iç sahada oynayacaklar ve kader maçları kendilerini bekliyor. Dolu tribünler önünde oynayacak olan maçın sonucunu açıkçası kestirmek çok güç. Sakin kalmak, stres yaşamamak bu tip maçlarda çok önemli. Yılmaz Hoca kurt hocadır ve hafta başından beri Samsunu çözmeye çalışıyordur diye düşünüyorum. Samsun maçından sonra Antep deplasmanı kendilerini kurtarabilir. Bir diğer şansları da son hafta bizimle oynayacak olmaları. Çünkü ligin şu anda en rahat ekibi biziz. Tabi ki çıkan 11 hiçbir şaibeye yer vermeden ellerinden gelenin en iyisini vereceklerdir ama bu tip maçlarda her zaman olmasa da ihtiyacı olan takımlar bir adım önde oluyor. Dolayısıyla fikstür avantajları var. Bakalım bunu değerlendirebilecekler mi? Düşmenin ikinci adayı Eskişehirspordur.

***Kısacası yüzdelik dilim olarak vermek istersem şöyle bir tablo oluşturdum.

Samsunspor % 50

Eskişehirspor % 40

Denizlispor % 10

Adana Demirspor % 0

Giresunspor % 0

Adanaspor % 0

İsmail Eyriparmak

Yazar: Editor
2018-04-09 18:06:39

rakı kebap ile ilgili görsel sonucu 

Yine bir Nisan günü Süper Lige çıkmıştık.

Ne yazık ki yine Nisan olmadan küme düşmüştük.

Ligin bitimine 4 hafta var Kalan 4 maçı kaybetsek de, kazansak da ligde bu yıl içerisinde değişiklik olmayacak.

Ne uzayacağız ne de kısalacağız.

Uzun lafın kısası ilk 2 diye iddia edilen lig çöpe giden seneye dönüştü.

Geçmişte benzeri yıllarda kazanan taraftar denilirdi ama bu yıl apaçık şekilde kaybeden ADANASPOR oldu.

Ve en kötüsüyse önümüzdeki seneye de durum aynı olacak.

Niteliği belli olmayan nicelik beklemek saçma ve yavan.

Seneye de

Berbat bir hoca seçimi ile karşı karşıya olacağız ve 8-10 hafta sonrasında o hoca yollanacak yerine Eyüp Arın geçecek.

Devre arasına doğru yeni hoca gelecek.

 Devre arasında beklentinin altında oyuncular transfer edilecek.

Ve saire…

Nedir?

Yollanamayan yabancılar kader olmamalı.

Hatta gittikleri halde tekrar gelen yabancı oyuncularımız var bizim.

Hangi doğrunun yapılması gerektiğini söylemek yerine mevcut yaptıklarınızdan uzak durumak kâfi gelecektir.

Seneye

Hedef ilk 2 ya da ilk 6 deyip de umut vermeyiniz bizlere.

Seneye de bu paçoz ligde kalalım yeter.

Bahse girmek isteyen varsa peşin peşin rakılı bir masaya iddiaya girerim.

Ahmet Gültekin

Yazar: Editor
2018-04-08 06:50:59

Adanaspor zayıf rakibi karşısında hata yapmadı.

Bir kaç ufak arıza olsa da genel olarak üstün götürdüğü maçı üç golle kazanmayı bildi. 
An itibarı ile güvenli bölgeye çıkan ve rahat bir nefes alan Adanasporun maçı nasıl kazandığını değil de neden bu sezon başarısız olduğunu irdelemek daha mantıklı olur diye düşünüyorum. 

  1. Sezon başı şampiyonluğun favorilerinden biri olarak görünen turuncu-beyazlılarda kadrodaki isimlerin kalitesi en çok tartışılan konulardandı. 
  2. Gelinen bu noktaya rağmen ben mevcut futbolcuların kalitesiz olduğuna inanmıyorum. 
  3. Şaşıranlar ve "E madem öyle Adanaspor zirveden neden bu kadar uzak?" diyenler olacaktır. 
  4. Bu duruma başka takımlardan örnekler verelim. 2013 yılına şampiyonluk hedefi ile başlayan Göztepe, Theo Weeks, Halil Akbunar, Ergin Keleş, Herve Tum gibi isimlere sahip olmasına rağmen küme düşmüştü. 
  5. Aynı şekilde 2016 yılında Karşıyaka, Necati Ateş, Gökhan Ünal ve Engin Baytar ile alt ligin yolunu tutmuştu. 
  6. Yukarıdaki isimlerin kalitesiz olduğu iddia edilebilir mi? Hiç sanmıyorum.
  7. Peki problem neydi? 
  8. Adanaspor yönetimi uzun süredir futbolcuların üç-dört yıl önceki performansına aldanıyor. 
  9. Örneğin Gökhan Süzenin hala İstanbul BB forması giyerkenki seviyede olmasını bekleyerek yapıyor bunu. 
  10. Oğuzhan Aynaoğlu... 2015te Demirsporda başarılı bir yıl geçirdi. 
  11. Sonrasında Rizede yedek kaldı ve yaklaşık bir sene düzenli futbol oynamadan Adanaspora geldi. 
  12. Haliyle ondan da verim alınamadı. 
  13. Uche Kalu yaklaşık altı ay futbol oynamadan kadroya dahil oldu. 
  14. Hala ilk on bire adını yazdırabilmiş değil. 
  15. Benzer şeyleri Berkan Yıldırım için de söyleyebiliriz. 
  16. Giresunsporda ilk yarı kadroya giremeyen sağ bek, Adanasporda hazır bir görüntü vermedi. 
  17. Seneler öncesindeki iyi performansına bakarak oyuncu almak yalnızca bu sezon yapılan bir iş değil. 
  18. Geçmişe bakınca Barış Memiş, Bülent Bölükbaşı, Emre Toraman ve daha nice isimler görebilirsiniz. 
  19. Yani demem o ki sorun oyuncuların kalitesi ile alakalı değil, en verimsiz olduğu dönemlerde takıma dahil edilmesi ile alakalı. 
  20. Ucuzcu bir taktik yani...
  21. Kadro derinliği oluşturması açısından takıma dahil edilen Uğur, Gökhan Meral ve Alpaydan bahsetmiyorum bile. 
  22. Bu isimlerin Spor Toto 1. Ligde mücadele edebilecek seviyede olmadığını düşünüyorum.
  23. 7 yabancı ile sezona başlamak da bir başka hataydı. 
  24. Dışarıda kalan iki yabancının sürekli değişmesi, bunun beraberinde ilk on birde bir istikrar yakalayamamak, oyunculardan alınabilecek verimi de epey düşürdü.
  25. Kadro bu şekilde kurulunca, alternatifler yetersiz kalınca, önceki sezondan kalan oyuncular eskisi kadar iştahlı görünmeyince ve buna ek olarak 
  26. bir de teknik direktör seçimlerinde facialara şahit olunca, sezonu iyi bir noktada bitirebilmek umutsuzlukta umut aramaktı. 
  27. Sezon öncesi takımla çalışan, sezon başlamadan geri gönderilen adı sanı duyulmamış Azerbaycanlı bir antrenör, sonrasında, 
  28. yine muhtemelen 6-7 yıl önceki hocalığına aldanılarak tercih edilen Kemal Kılıç ile, tıpkı önceki sezonda olduğu gibi, yine berbat bir yaz kamp dönemi geçirildi. 
  29. Renan ve Magayenin bir 2016daki bir de şimdiki kilolarına bakınca 
  30. takımın ne kadar kötü antrene edildiği daha net bir şekilde ortaya çıkıyor.

Son olarak taraftar konusu.

Bu sezon Adanasporun iç saha maçlarında çıt çıkmadı adeta. Bütün köprüleri atan yönetim yeniden taraftarının itici gücünü kazanmak için şu ana kadar bir çaba sarf etmedi.

Bu da Adanaspor camiasını şu ana kadar epey gerdi.

Bu kaos daha ne kadar büyüyebilir bilinmez.

Ancak taraftarsız bir Adanasporun düşünülemeyeceği ve bu konunun ciddiye alınması gerektiği aşikar.

Halit Gürer

Kaynak: Sporarena 

Yazar: Editor
2018-04-07 12:07:09

Sonuca aldanmayalım.

Direkten dönen üç topa da…

5 ile 86. dakikalar arası maç bizim için ıstıraptı.

Sadece Tevfik durmaksızın mücadele etti. Bu galibiyetin en büyük sahibi Tevfiktir.

Berisinde ve ötesinde vahim bir takım bu takım.

Şu maçtan ne anladık, ne anlamadık?

Magaye neden futbolcu olmuş hadi oldu diyelim Adanasporda neden üç sezon top oynamış ve hala oynuyor, bunu anlamadık canına yandığım.

Renan topu aldığı kişiye geri atma konusunda neden çılgınca bir ihtiras duyuyor bunu anlamadık. Zira anlaşılacak gibi değil.

Ahmet Bahçivan Adanasporda neden müzmin bir yedek, bakın bunu da anladık.

Ne bu pas bilmezlik, azimsizlik, gevşeklik, bunu bir türlü anlamadık.

Bu kadro ile gelecek sezona dair bir planlama sonucunda yeni sezonun düşecek ilk takımının Adanaspor olacağını anladık.

Demedi demeyin, yerlisiyle ve yabancısıyla bu takım dağıtılmazsa seneye sefilleri oynarız.

Yazar: Editor
2018-04-07 06:28:30

Uzun uzun analiz edilecek bir durumu kalmadı Gaziantepsporun.

Golü yedikleri ana kadar direnç gösteren, zaman zaman kendilerini ciddiye almayan rakiplerine bu özellikleri ile sorun yaşatan bir takım. 

Adanasporlu futbolcuların geçtiğimiz iki hafta ortaya koyduğu mücadele ve konsantrasyonu yine sahaya yansıtması gerekiyor.

Galibiyet buna bağlı. 

Artık 40 puanı görelim ve kalan haftaları stressiz bir şekilde geçirelim.

Zihniyetin değişeceğine inanmasak da

gelecek sezonların planını yapalım.

Halit Gürer

Yazar: Editor
2018-04-04 06:24:22

Sonucun oyundan çok daha önemli olduğu bazı maçlar vardır.

Bu tarz maçlarda oyun iyi olmasa da mücadele gücünü yüksek tutmak gerekir.

Adanasporlu futbolcular tam anlamıyla bunu yaptı bu hafta.

İlk yarıda İrfanın yapmış olduğu kurtarış takımı oyunda tutarken, kaleci İrfanın maç boyu güven verdiğini söyleyebiliriz.

Onur Akbay savunmanın en önemli ismi olmaya devam ederken, Tevfik sahada basmadık yer bırakmadı adeta.

Mustafa Sevgi ise ilerleyen yaşına rağmen birçok genç futbolcuya taş çıkaracak şekilde oynamaya devam ediyor.

Güzel oyununu bir de asistle süslediğini ekleyelim.

Takımın düşüşte olan isimlerinin koyduğu katkı ise en sevindirici noktaydı.

Renan kritik müdahaleleri ve ikinci golün öncesinde Mustafa Sevgiye verdiği pas ile maçın görünmez kahramanı idi.

Son dakikalarda topun kornere çıkmaması için verdiği mücadele ise maça ne kadar motive olduğunu gösteriyordu.

Ve Gökhan Süzen...

Bugüne kadar kendisini çok kez eleştirdim.

Ancak Samsunspora karşı sergilediği performans alkışlanacak cinstendi.

Sezonun en iyi maçını oynadı ve maçın kilidini açan golü attı.

O hep böyle oynasın ben de her hafta mahcup olayım.

Golü atan bir diğer isim Magaye hakkında olumlu bir görüş belirtemeyeceğim.

Kendisinin hala ileri uçta oynayabilecek özelliklere sahip olduğunu düşünmüyorum.

Sol kenarda oynamasına rağmen Bahattinin Magayeden daha çok pozisyona girmesi, ilk golden önce kafa vuruşunu yapması, önümüzdeki maçlarda kadro tercihleri yapılırken göz önünde bulundurulmalı.

Adanasporun, hayal kırıklığından ibaret olan bu sezonun sonunda en azından korkulu rüya görmeyeceğini düşünüyorum.

Haftaya ligden düşmesi kesinleşen Gaziantepspor karşısında alınacak galibiyet ile güvenli bölgeye doğru tırmanışını sürdürecektir.

Halit Gürer

Kayak: Sporarena 

Yazar: Editor